Anlaşmalı Boşanma Davalarında Velayet

Anlaşmalı Boşanma Davalarında VelayetAnlaşmalı Boşanma Davalarında Velayet

Boşanma sürecinin belki de en önemli hukuki sonuçlarından birisi şüphesiz ki “çocuğun velayeti” konusudur. Anlaşmalı boşanma davalarında velayet konusu bir nebze de olsa çekişmeli boşanmalardan daha sorunsuz olmaktadır. Anlaşmalı boşanma niteliğindeki davalarda eşler çocuğun kimde kalması gerektiği hususunda uzlaşma içerisinde olmaktadırlar. Bu durum bir avantaj gibi görünebilir fakat yine de boşanmalarda esas unsur çocuğun menfaatleri olmaktadır. O yüzden eşler anlaşmış olsalar da hakim çocuğun yararlarını gözeterek velayete ilişkin karar vermektedir.

 

Anlaşmalı Boşanma Davalarında Velayet Nasıl Alınır?

Eşler açısından boşanma sürecinde çocuğun kiminle yaşayacağı hususunda varılan uzlaşmanın geçerli olabilmesi için hukuki altyapısının oluşturulması gerekir. Bu anlamda açılacak boşanma davası içirisinde hakimin çocuğun velayeti için uzlaşılan şekilde hüküm vermesi adına etkili bir savunma yapılması gerekebilir. Eşlerin anlaşmalı boşanma davalarında velayet konusunda hemfikir olmaları tek başına çocuğun velayetinin belirlenmesi için yeterli olmayabilir. Örneğin bebek yaştaki bir çocuğun velayetinin babaya verilmesi için eşlerin anlaşmış olabilirler fakat hakim çocuğun gelişimi açısından anne şefkatinin gerekliliği yönünde bir karar verebilmektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma davalarında velayet konusunda hakim kanaati oluşturulması için etkili bir savunma yapılması ve hukuki prosedürlerin doğru bir şekilde işletilmesi gereklidir.

 

Anlaşmalı Boşanma Davalarında Velayet Kesin Hüküm İçermez!

Anlaşmalı boşanma davalarında velayet hükmü verilmesi kesin hüküm niteliğinde olmamaktadır. İleride değişen yaşam koşullarına bağlı olarak velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Örneğin daha önce belirli bir geliri olmadığı için çocuğun velayetinin babasında kalmasını isteyen bir anne daha sonra velayet değiştirme davası açarak çocuğunun velayetini talep edebilir. Ya da daha önce anne şefkatine ihtiyaç duyulması nedeniyle çocuğunun velayetinin annesinde kalmasına razı olan bir baba, daha sonra çocuğunun büyümesi ile birlikte, kendisi ile yaşamasının çocuğun gelişimine daha fazla katkı sağlayacağını öne sürerek çocuğun velayetini talep edebilir.

 

Boşanmadan Sonra Çocukla Kişisel İlişkinin Tesisi

Anlaşmalı boşanma davalarında velayet kadar, velayeti almayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisi de önemlidir. Çocukla kişisel ilişkinin tesisi kavramı, velayeti almayan kişinin çocuğu hangi zaman dilimlerinde görebileceği, çocukla ne sıklıkla görüşebileceği ve hangi şartlar altında görüşebileceği anlamına gelir. Örneğin çocuğun, velayeti almayan ebeveyni ile kalıp kalmayacağı, birlikte tatile gidilip gidilemeyeceği gibi unsurlar çocukla kişisel ilişkinin tesisi içerisinde değerlendirilir. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken bu hususlar da bireylerin haklarını korumak adına önem arz eder.

 

Anlaşmalı boşanma davalarında velayet konusunda tarafların imzalayacakları anlaşmalı boşanma protokolü oldukça öneme sahiptir. Anlaşmalı boşanmalarda velayet konusunda hak kaybı yaşanmaması adına bireylerin mutlaka uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı ile birlikte bu davayı açmalıdırlar. Her ne kadar avukat tutulması zorunlu olmasa bile anlaşmalı boşanma avukatı tutmak taraflara haklarının korunması adına ve boşanmanın en kısa sürede sonuçlanması adına avantaj sağlayacaktır.

Leave a comment

Your email address will not be published.

*